640 kilometrelik devasa sahil şeridiyle Antalya, deniz aşıkları için bitmeyecek bir keşif haritasıdır. Ancak bu şehrin en güzel denizine karayoluyla değil, mavi yolculuklarla, gizli kalmış koylara sığınarak ulaşılır. Mavinin ve turkuazın her tonuna şahit olacağınız, adeta kristal bir akvaryumda yüzüyormuş hissi veren Antalya’nın en prestijli 5 koyu ve plajı.
-
Kekova ve Batık Şehir: Depremler sonucu sular altında kalmış antik bir şehrin kalıntıları üzerinde tekneyle süzülmek benzersiz bir deneyimdir. Suyun altındaki lahitleri ve merdivenleri izleyerek, akvaryum koyunda yüzebilirsiniz.
Dünyaca Ünlü Kaputaş Plajı: Kaş ile Kalkan arasında, devasa bir kanyonun ağzında yer alan bu plaj, denizinin o benzersiz turkuaz rengini yeraltından süzülen tatlı sulara borçludur. Yukarıdan bakıldığında bir tabloyu andırır.
Gizemli Korsan Koyu: Kumluca yakınlarında, geçmişte korsanların gemilerini saklamak için kullandığı rüzgarlara kapalı dar bir koydur. Çam ağaçlarının gölgesinin denize vurduğu bu koy, dalgasız ve çarşaf gibi deniziyle bilinir.
Phaselis Liman Koyları: Antik kentin tarihi liman kalıntılarının içinde, sığ ve ılık sularda yüzmek hem kültürel hem de aşırı keyifli bir deniz aktivitesidir. Dalga sesi yerine çam ağaçlarının hışırtısını dinlersiniz.
Alanya Kleopatra Plajı: İncecik altın sarısı kumuyla meşhur olan bu plaj, adını Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın burada yüzmesinden alır. Denizinin berraklığı ve derinleşen yapısı, profesyonel yüzücüler için harika bir kulvardır.
